Yoldaşlar,

Türkiye ve Kürdistan’da iç savaş tüm yakıcılığıyla bir ayaklanma hali düzeyinde sürüyor. Dinci faşist devlet, baskı ve zor aygıtlarını sınırsızca kullanarak ayakta kalmaya çalışıyor. Her gün daha fazla saldırgan, her gün daha barbar, her gün daha alçak yöntemlerle devrim güçlerini etkisiz hale getirmeye çalışıyor. Bir süre daha ayakta kalabilmek için başka şansları yok. Ama sonuç alamıyor kalıcı bir başarı elde demiyorlar.

Başaramayacaklar! Birleşik devrimin kararlı yükselişini engelleyemeyecekler. Ne şehirlerde yükselen öfkenin ne de dağlarda haykırılan meydan okuyuşun zafere varmasının önüne geçebilirler! Bedeli ne olursa olsun, bu düzeni paramparça edeceğiz! Ezilenlerin örgütlü kitlesel şiddetiyle buluşarak bu zalim düzeni yok edeceğiz! Faşist Devleti Yıkacağız! Halk İktidarını Kuracağız!

Türkiye ve Kürdistan proletaryasının devrimci komünist partisi TKEP/Leninist, 29. mücadele yılına güç örgütü olma hedef ve kararlığıyla giriyor.

28 mücadele yılını geride bırakan Partimiz TKEP/Leninist bütün bu yıllar boyunca sert mücadelelerden, sınıf savaşının, iç savaşın çetin sınavlarından başarıyla ve her sınavdan çelikleşerek çıktı.

Bu yıllar boyunca Partimiz TKEP/Leninist, ideolojik, politik ve teorik alanda Türkiye ve Kürdistan birleşik devrimi açısından paha biçilmez sayısız değer yarattı. Teorik ve ideolojik alanda, marksizmin yaşayan canlı ruhuna sadık kalarak yaptığı tahlil ve değerlendirmelerle yeni kavramlar, yeni tespitler yaptı ve bunları iki ülkenin devrimci/komünist hareketine kazandırdı.

Partimiz TKEP/Leninist, Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkı mücadelesinde, Türkiye ve Rojava’da geliştirdiği politikalar ve attığı pratik adımlarla devrimci enternasyonalist karakterini her yönden geliştirip pekiştirmiş; enteryasnonalist savaşçı kimliğini sağlamlaştırmıştır. Rojava’da faşist devletin Afrin’i işgal hareketine karşı savaşırken toprağa düşen Emre Bora (Sinan Ateş) ve Kenan Aktaş (Taylan Demircioğlu) yoldaşlar Partimizin bu karakterinin pekiştirilmesinde özel bir yere sahipler.

Faşist Türk devletinin Efrin’i işgal girişimine karşı kahramanca savaşan Sinan Ateş (Emre Bora) yoldaşımız, siperi başında toprağa düştü.

Sinan yoldaş, Partimizin, Deniz’lerden başlayan, İmam Ateş, Mustafa Çetiner ve Cevat Saim Çelen (Teğmen Ali) yoldaşlarla devam eden enteryasyonalist savaşçı geleneğinin yeni bir örneği oldu. O, dün Filistin, bugün Kürdistan, yarın başka toprakların ezilen halkları için savaşan, savaşacak kahramanlar kuşağına ait “yeni insan”dır. O, sınıfsız ve sınırsız bir dünya için, insanın yüceldiği, tüm zincirlerinden kurtulup özgürleştiği bir toplumsal düzen için savaşan bir kahraman olarak yaşadı ve bir kahraman olarak toprağa düştü.

Sinan yoldaş, ne için yaşadığını, ne için savaştığını bilen bir Leninistti. Partiye bıraktığı mektupta Sinan yoldaş bu bilincini, “Leninist bir savaşçı olarak partimizin verdiği bu onurlu görevde sıra neferlerinin arasında yerimi almak beni onurlandırıyor ve heyecanlandırıyor. ..ben üzerime düşen görevleri leninistçe yerine getireceğim” sözleriyle yansıtıyordu. Yaşamını, “halklarımıza ve Partiye adamış”tı.

 Günümüzde insanlık tarihi büyük alt-üst oluşlar çağına girmiştir. Dünya çapındaki gelişmelerin hızı başdöndürücü. Bu, on yıllık gelişmelerin artık aylara, haftalara hatta günlere sığdığı bir “kısa tarih” dönemidir. Dünya yüzeyinde, Latin Amerika’dan Avrupa’ya; Asya’dan Afrika’ya kadar insanlığı kıtadan kıtaya, ülkeden ülkeye savuran bir fırtına esiyor.

Egemen sınıflara, burjuvaziye, kapitalist topluma karşı ayaklanmalar, isyanlar, iç savaşlar, çayışmalar, grevler ve geniş çaplı devrimci kitle eylemleri bütün yer yüzüne yayılmış durumda. Bütün bunlar, insanlığın, tarihsel gelişmenin bir “yeni evre”sine girdiğini gösteriyor. Bir toplumsal devrimler çağı, büyük alt-üst oluşlar çağı başlamıştır. Nasıl ki, tarihsel gelişmenin merdiveninde ilkel komünal toplum yerini köleci topluma; köleci toplum feodal topluma; feodal toplum kapitalist topluma bıraktıysa kapitalist toplum da şimdi yerini sosyalist topluma bırakıyor; insanlık, kapitalist üretim biçimini tarihe gömerek yeni ve daha ileri, sınıfsız ve sınırsız bir dünyaya geçişin sancılarını yaşıyor.